navigation

Cilâlı Değirmen May 15 2012

Posté par Oyhan Hasan Bıldırki dans : Silkeleme , ajouter un commentaire
Cilâlı Değirmen

Yaban Ayvası

      “Denize düşen, yılana sarılır…”
      Çok doğru.
      Olumsuz düşünenler bir yana, atalarımız, değişmez doğruları kesinkes bir anlatımla sözü eğip bükmeden, kestirmeden söylemişler. Bu sözler, birer mihenk taşı. Ancak dinlemeye kulak, anlamaya yürek gerekiyor. Yol uzun, tarif zor…
      Nereden nereye geldik? Dün hangi yolları aşındırırken, bugün hangi alanları dolduruyoruz? Alanlar mı hırçınlaştı ne, tarihî rüzgârlar sert esiyor şimdi.
      Önce; “Kıbrıs Türk’tür, Türk kalacak!” dedik. Sonra; “Ya taksim, ya ölüm!” sesleriyle yeri göğü inlettik. Şimdi hikmeti kendinde gizli bir aşkla, şehit ve gâzilerimizin hakkını çiğneyerek, Denktaş’a başkaldırıyoruz. Eninde sonunda tarih, haklı olanı ortaya çıkaracaktır.
      Denizin ortasında bir ada Kıbrıs… Yakın tarihte kan ve vahşet çağından geçmiş, inanılan değerler uğruna, nice ocaklar sönmüş, nice canlar -demek ki- yok pahasına heder edilmiş. Kendi özünden uzaklaştırılan Kıbrıs Türk’ü, maddî çıkar sevdasıyla büyülenmiş. Sözün özü; karın tokluğuna Rum’a kulluk edecek durumlara düşürülmüş. Uygarlığın nimetlerinden daha çok faydalanabilmek adına, şimdi kazanılmış her şeyinden vazgeçmenin telaşını yaşıyor. Zira Rum tarafıyla birleşecek, AB’ye girecek, bütün dertleri bitecek…
      İyi de, şehitlerin kanları ne olacak? Gâzilerin gözyaşlarının bedelini kim, nasıl ödeyecek? Avrupa Birliği değirmeninin dişlileri, yedisinden yetmişine Kıbrıs Türk’ünü un-ufak etmeyecek mi? Kan ve gözyaşından uzak bir yaşama güvencesini, kendilerine, kim, nasıl sağlayacak?..
      Cevabı, zor sorular…
      Ama benim bildiğim bir şey daha var: Geçmişini unutanlar, geleceklerini de berbat ederler. Tok esir olup, aç hür olabilme bahtiyarlığından da uzaklaşırlar. Cilâlı değirmenin tuzağından kurtulamazlar. Ah vah sesleri göğün en yüksek katına yükselse bile, bu çığlıkları duyacak yeni fedakârlar bulamazlar.
      Yanlış ata oynayan Kıbrıs Türk’ü, yol yakınken aklını başına toplamalı. Yeni sevdalar, yorgun gönüllerin ateşini soğutamaz. Üstelik Denktaş’ı ürkütüp, istifa ettirmekle kördüğümler çözülemez…
      Söyler misiniz şimdi bana, gelip geçici hevesler uğruna Denktaş’ı ürkütüp yok saysanız, canından bezdirip, ömrünü verdiği Kıbrıs sevdasından uzaklaştırsanız bile, hangi haini yerine geçirecek, canım Kıbrıs’ı, AB aracılığıyla Rum’a teslim edeceksiniz?..
      Kolay mı?
      Kolaysa buyurun, bildiğinizi okumaya devam edin, bindiğiniz dalları kese kese, denizin tam ortasına düşün. Düşün de, yılan zehrinin ağırlığının kaç kantar çektiğini öğrenin.
      Değer mi?..

      Oyhan Hasan BILDIRKİ 

12345...93

l'Algérie au quotidien |
AGENCE ROYALISTE D'INFORMATION |
Sahraouis libres |
Unblog.fr | Créer un blog | Annuaire | Signaler un abus | St Maximin la Ste Baume que...
| inspecteurjjc
| SAINT DENIS D'AVENIR