navigation

Atatürk’ü Tartışmak December 6 2007

Posté par Oyhan Hasan Bıldırki dans : Deneme , trackback

Mustafa kemal atatürk

       Türk’ün dehasının taç beyti Atatürk! Sen, bu dehadan aldığın güçle, dâhileştin, devleştin. Yalnız devleşmekle kalmadın, bıraktıkların ve yaptıklarınla da ölümsüzleştin.
      O halde, seni tartışmak ne demek? 
      Seni tartışmak, ne demek?
      Çok değil, daha dün; seni tartışma masasına çıkardılar. Yaptıklarının değerini kavrayamadan, yapmadıklarını veya onlara göre, yapamadıklarını saydılar. Şöyle dediler, böyle dediler. Senin, gönlümüzdeki yerini, bir türlü değiştiremediler. Çünkü sen, başardıklarınla, yaptıklarınla, gelecek yüzyılların sonsuz ufuklarına doğru koştun, ölümsüzleştin.
      Gördük: Seni tartışmaya çalışanlar, senin yaptıklarını, senin başardıklarını değil, kendi dogmalarına göre, kendilerinin başaramadıklarını, ellerine fırsat geçse de, geçmese de bir türlü yapamadıklarını, senin üstüne yıkmaya kalktılar. Bütün milletin gönlünde bayraklaşan adını, -son bir kere daha umuduyla- silmeye çalıştılar. Başarmaktan ziyade; ne olursa, nasıl olursa olsun, neye çıkarsa çıksın, konuşmaktan başka marifetleri bulunmayanlar, ulu orta, ekranda, meydanda, bağda, dağda, -sözüm ona- seni anlattılar. Kurduğun cumhuriyete, ülkenin dört bir yanından gelenlerle birlikte, sana, sonsuz inançlarıyla omuz verenlerle birlikte döktüğünüz teri, “tuzlu su” sandılar.
      Onlar, seni; tartışmaktan çok, kendi cılız, cüce fikirlerinin önüne kalkan yaptılar. Çünkü, onlara göre; cumhuriyetimizin nasıl kurulduğu, hangi çetin savaşların sonucunda gerçekleştirildiği “mühim” değil. Onlar, aydınlatmak için bile olsa, bu konuya el atmadılar. Fakat, cumhuriyet şöyle olmalıdır, böyle olmalıdır diye, kendi rüyâlarının yorumunu yaptılar. Ne “Nutuk”unu okudular, ne sözlerine baktılar. Cumhuriyet, demokrasi, millet, milliyet, devlet, halk, “devrim” kavramlarını, senden hiçbir izi taşımadan, ama kendilerinden çok şeyler katarak açıkladılar, anlattılar. İlk cumhuriyeti bırakıp, ikincisine koşmaya başladılar. Seni anlamadılar, seni yaşamadılar. Mutlaka bilerek, seni karalamaya çalıştılar.
      Ne gam?
      Bir türlü başaramadılar. Ve sonsuza kadar da, başaramayacaklar. Senin izinde, senin “tereddütsüz” bir şekilde cumhuriyeti, kendilerine emanet ettiğin gençliğin, fırtınaya, boraya rağmen, çığ gibi büyüyor. Bu gençlik, kendilerine verdiğin görevin farkındadır. Bu gençlik, senin “şahikâ”larının anlamına çoktan varmıştır. Gittikleri yol, tuttukları yol; doğrudur.
      Türk’ün dehasının taç beyti Atatürk!
      Seni tartışmak, ne mümkün!
      Sen, varlığımızda çoktan ölümsüzleştin.
      11 Kasım 1994

      Oyhan Hasan BILDIRKİ

      Çamaş Bülteni, Sayfa: 4 / 1996

Comments»

pas encore de commentaires

Leave a Reply

l'Algérie au quotidien |
AGENCE ROYALISTE D'INFORMATION |
Sahraouis libres |
Unblog.fr | Créer un blog | Annuaire | Signaler un abus | St Maximin la Ste Baume que...
| inspecteurjjc
| SAINT DENIS D'AVENIR